16 Ocak 2010 Cumartesi

koygi (tevet)

sarkan kıvrık bir belin önünde
iğrenen bir atın kendi zevzeği duruyordu

menüde ne var dersen şarlok holms der/de geçerdim
geçmedim.

keskin turşu

o sırada istenilen yerinde değildi
kardeşinin sopasını bırak da bir bak
selam veren yine musallat olmuş
balık kadar şapşal olan kadınlara

sekizinci sanatın yerini alamaz
teselli ettiğimiz insanlar
kerameti dışında dedikleri hayaletler de
bizi tahin pekmeze bulamışlardı